top of page
Sektörel Sürdürülebilirlik Raporu Sectoral Sustainability Report

​

Elektrik, Gaz, Buhar ve İklimlendirme Temini

​

Sektörün Kapsamı ve Stratejik Önemi

​

Elektrik, Gaz, Buhar ve İklimlendirme Temini sektörü, Avrupa Birliği ekonomik faaliyet sınıflandırmasında NACE Rev.2 Bölüm D kapsamında yer almakta olup elektrik enerjisi, doğal gaz, buhar, sıcak su ve benzeri enerji hizmetlerinin kalıcı altyapı ağları üzerinden üretimi, iletimi ve dağıtımını kapsamaktadır. Avrupa sürdürülebilirlik gündemi açısından bu sektör stratejik bir öneme sahiptir; çünkü elektrik üretiminin karbon yoğunluğu, ısıtma ve soğutma sistemleri, sanayi faaliyetleri, binalar, ulaşımın elektrifikasyonu ve dijital altyapıların çevresel etkileri doğrudan bu sektörün performansına bağlıdır.

Sektör aynı zamanda Avrupa Birliği’nin iklim dönüşümünün merkezinde yer almaktadır. Elektrik ve ısı üretimi faaliyetleri, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamındadır. Elektrik ve ısı üretimi, sanayi tesisleri ve havacılık faaliyetlerini kapsayan bu sistem, Avrupa Birliği sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ını düzenlemektedir.

​

Emisyon Profili ve Karbonsuzlaşma Performansı

​

Elektrik, gaz ve ısı üretimi sektörü tarihsel olarak Avrupa’nın en büyük sera gazı emisyon kaynaklarından biri olmuştur. Bunun temel nedeni elektrik ve ısı üretiminde kömür, linyit ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yoğun kullanımıdır. Bununla birlikte sektör, Avrupa ekonomisindeki en hızlı emisyon azaltımı sağlayan faaliyet alanlarından biri haline gelmiştir.

Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği’nde elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları 2013–2024 döneminde yaklaşık yüzde 50 oranında azalmıştır. Bu düşüşün temel nedenleri arasında elektrik üretiminde kömür kullanımının azalması, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanması ve enerji verimliliğindeki gelişmeler yer almaktadır.

​

2024 yılı itibarıyla sektörün toplam sera gazı emisyonları yaklaşık 531 milyon ton CO₂ eşdeğeri seviyesine gerilemiştir. Böylece sektör, uzun yıllar boyunca Avrupa’nın en yüksek emisyon üreten sektörü olmasına rağmen günümüzde imalat sanayi ve hanehalkı kaynaklı emisyonların gerisinde kalmıştır.

​

Avrupa Çevre Ajansı verilerine göre elektrik ve ısı üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonları 1990–2024 döneminde yüzde 58 oranında azalmıştır. Bu gelişme yakıt dönüşümü, enerji verimliliği yatırımları, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış ve EU ETS uygulamalarının sonucu olarak değerlendirilmektedir.

​

Elektrik Üretim Karması ve Yenilenebilir Enerji Dönüşümü

​

Sektörün sürdürülebilirlik performansını belirleyen en önemli faktörlerden biri yenilenebilir enerji dönüşümüdür. Eurostat verilerine göre yenilenebilir enerji kaynaklarının Avrupa Birliği brüt elektrik tüketimindeki payı 2024 yılında yüzde 47,5 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran 2004 yılında yüzde 15,9, 2014 yılında ise yüzde 28,6 seviyesindeydi. Son yirmi yılda yaşanan bu dönüşüm, Avrupa enerji sisteminin sürdürülebilirlik açısından geçirdiği yapısal değişimi göstermektedir.

​

Avrupa Çevre Ajansı, Avrupa elektrik sektörünün sera gazı yoğunluğunun 2024 yılında 1990 yılına göre yüzde 62 daha düşük seviyeye indiğini açıklamıştır. Ayrıca yalnızca 2023–2024 döneminde karbon yoğunluğunda yüzde 9 oranında ilave azalma gerçekleşmiştir. Bu gelişmede hidroelektrik üretimindeki toparlanma, güneş ve rüzgâr enerjisi kapasitesindeki büyüme, nükleer enerji üretimindeki artış ve kömür kullanımındaki gerileme etkili olmuştur.

​

Uluslararası Enerji Ajansı’nın Yenilenebilir Enerji 2024 raporuna göre küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2024–2030 döneminde 5.520 GW’tan fazla artması beklenmektedir. Bu büyümenin yaklaşık yüzde 80’inin güneş enerjisinden kaynaklanacağı öngörülmektedir. Avrupa Birliği’nin uzun vadeli enerji dönüşümü hedefleri de büyük ölçüde güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, enerji depolama sistemleri, akıllı şebekeler ve elektrifikasyon yatırımlarına dayanmaktadır.

​

Temel Sürdürülebilirlik Konuları

​

Bu sektör açısından en önemli sürdürülebilirlik konusu iklim değişikliği üzerindeki etkidir. Fosil yakıtlara dayalı elektrik ve ısı üretimi halen önemli ölçüde doğrudan sera gazı emisyonu yaratmaktadır. Aynı zamanda elektrik üretiminin karbon yoğunluğu, diğer sektörlerin dolaylı emisyonlarını da belirlemektedir. Bu nedenle elektrik ve enerji sektörünün karbonsuzlaşması sanayi, ulaşım, inşaat, bilgi teknolojileri ve hizmet sektörlerinin sürdürülebilirlik performansını doğrudan etkilemektedir.

​

İkinci önemli konu enerji güvenliği ve enerji maliyetleridir. Özellikle 2022 enerji krizi sonrasında Avrupa enerji sistemlerinin fosil yakıt ithalatına bağımlılığının önemli bir risk olduğu ortaya çıkmıştır. Günümüzde sektör, karbon emisyonlarını azaltırken aynı zamanda enerji arz güvenliğini koruma ve enerji maliyetlerini yönetme baskısı altındadır.

Üçüncü önemli konu şebeke altyapılarının dönüşümüdür. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu için iletim ve dağıtım şebekelerinin güçlendirilmesi, enerji depolama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve talep tarafı yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi gerekmektedir.

​

Dördüncü önemli konu ise piyasa tasarımı ve şebeke darboğazlarıdır. Avrupa Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı’nın verilerine göre Avrupa elektrik piyasalarında şebeke darboğazlarından kaynaklanan maliyetler 2023 yılında yaklaşık 4 milyar Euro’ya ulaşmıştır. Bu durum enerji altyapısına yönelik yatırımların sürdürülebilirlik açısından kritik önemini ortaya koymaktadır.

​

Çevresel Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi

​

Çevresel açıdan değerlendirildiğinde sektör hızlı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Karbon yoğunluğunun azalması, kömür kullanımının gerilemesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarındaki büyüme sektörün olumlu yönlerini oluşturmaktadır.

Bununla birlikte doğal gaz bağımlılığı, metan emisyonları, kömür ve linyit santrallerinin kalan kapasitesi, biyokütle sürdürülebilirliği, nükleer atık yönetimi, termik santrallerin su kullanımı, yenilenebilir enerji projelerinin arazi kullanım etkileri ve güneş paneli ile rüzgâr türbini atıklarının yönetimi önemli çevresel riskler arasında yer almaktadır.

​

Elektrik üreticileri için en kritik çevresel göstergeler sera gazı emisyon yoğunluğu, yenilenebilir enerji oranı, fosil yakıt bağımlılığı, enerji verimliliği, su tüketimi, atık yönetimi performansı, biyolojik çeşitlilik etkileri ve santral kapatma planlarıdır. Gaz altyapı işletmeleri açısından ise metan kaçak oranları, biyometan ve hidrojen entegrasyonu ile şebeke güvenliği ön plana çıkmaktadır.

​

Sosyal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi

​

Elektrik, ısıtma ve soğutma hizmetleri temel kamu hizmetleri arasında yer aldığı için sektörün sosyal etkileri oldukça geniştir. Sosyal sürdürülebilirlik kapsamında enerjiye erişim, enerji maliyetlerinin yönetilebilir olması, tüketici haklarının korunması, enerji yoksulluğunun azaltılması ve çalışan sağlığı ile güvenliği temel konular arasında yer almaktadır.

​

Temiz enerji dönüşümü yeni iş alanları yaratırken aynı zamanda kömür ve geleneksel enerji üretimine bağlı bölgelerde istihdam riskleri de oluşturmaktadır. Bu nedenle adil dönüşüm politikaları, çalışanların yeniden beceri kazanması, sosyal diyalog mekanizmaları ve bölgesel kalkınma programları sektörün sosyal sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.

​

Yenilenebilir enerji projeleri ve enerji altyapı yatırımlarının yerel topluluklar tarafından kabul görmesi de sosyal sürdürülebilirlik performansını belirleyen önemli faktörlerden biridir.

​

Yönetişim ve Düzenleyici Sürdürülebilirlik

​

Enerji sektörü yüksek sermaye gerektiren ve yoğun şekilde düzenlenen bir sektör olduğu için yönetişim uygulamaları sürdürülebilirlik performansında kritik rol oynamaktadır. Güçlü yönetişim yapıları; şeffaf yatırım kararlarını, iklim hedefleri ile uyumlu sermaye tahsisini, iklim risklerinin yönetim kurulu düzeyinde değerlendirilmesini, etik yönetim ilkelerini ve siber güvenlik uygulamalarını içermelidir.

​

Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi sektördeki karbonsuzlaşmanın en önemli düzenleyici mekanizması olmaya devam etmektedir. Avrupa Komisyonu’nun Karbon Piyasası Raporu’na göre EU ETS, enerji sektöründeki emisyon azaltımlarını hızlandırırken aynı zamanda temiz enerji yatırımlarını finanse eden önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.

​

Temel Riskler

​

Sektörün karşı karşıya olduğu en önemli sürdürülebilirlik riski geçiş riskidir. Daha sıkı iklim politikaları, artan karbon maliyetleri ve fosil yakıt varlıklarının ekonomik ömürlerini tamamlamadan değer kaybetmesi önemli finansal sonuçlar yaratabilmektedir.

​

Fiziksel iklim riskleri de giderek önem kazanmaktadır. Kuraklıklar hidroelektrik üretimi ve santral soğutma suyu erişimini etkileyebilmekte, aşırı sıcaklıklar elektrik talebini artırabilmekte, fırtınalar ve orman yangınları ise enerji iletim altyapılarına zarar verebilmektedir.

​

Piyasa oynaklığı, doğal gaz fiyatlarındaki değişimler, enerji depolama yetersizlikleri, şebeke yatırımlarındaki gecikmeler ve enerji maliyetlerine ilişkin toplumsal hassasiyetler sektörün karşılaştığı diğer önemli riskler arasında yer almaktadır.

 

Fırsatlar

Sektör aynı zamanda sürdürülebilirlik dönüşümünden kaynaklanan çok önemli fırsatlar sunmaktadır. Yenilenebilir enerji yatırımları, ulaşımın elektrifikasyonu, ısı pompaları, enerji depolama sistemleri, akıllı şebekeler, talep tarafı yönetimi, yeşil hidrojen üretimi, biyometan uygulamaları ve sınır ötesi enerji entegrasyonu sektörün büyüme alanları olarak öne çıkmaktadır.

​

Düşük karbonlu üretim kapasitesini artırabilen, şebeke esnekliği sağlayabilen ve iklim hedefleri ile uyumlu yatırım stratejileri geliştirebilen şirketlerin gelecekte önemli rekabet avantajları elde etmesi beklenmektedir.

​

Önerilen Sürdürülebilirlik Göstergeleri

​

Sektörün sürdürülebilirlik performansının izlenmesinde Kapsam 1, Kapsam 2 ve ilgili durumlarda Kapsam 3 sera gazı emisyonları, MWh başına CO₂e emisyon yoğunluğu, yenilenebilir enerji üretim oranı, fosil yakıt kullanım oranı, kömürden çıkış takvimi, metan kaçak oranları, iletim ve dağıtım kayıpları, elektrik kesinti süreleri, MWh başına su çekimi ve tüketimi, geri kazanılan atık oranları, biyolojik çeşitlilik yönetim programları, iş sağlığı ve güvenliği performansı, enerji yoksulluğu destek uygulamaları, müşteri şikayetleri, siber güvenlik olayları ve Avrupa Birliği Taksonomisi ile uyumlu gelir ve yatırım oranları gibi göstergeler kullanılmalıdır.

​

Genel Sürdürülebilirlik Görünümü

​

Elektrik, Gaz, Buhar ve İklimlendirme Temini sektörü Avrupa’nın sürdürülebilirlik dönüşümünün merkezinde yer alan sektörlerden biridir. Sektörün sera gazı emisyonları son yıllarda önemli ölçüde azalmış, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı tarihi seviyelere ulaşmış ve elektrik üretiminin karbon yoğunluğu sürekli olarak düşmüştür.

Bununla birlikte sektör henüz tam anlamıyla sürdürülebilir bir yapıya ulaşmış değildir. Fosil yakıt kullanımının tamamen sonlandırılması, enerji depolama altyapılarının geliştirilmesi, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, metan emisyonlarının azaltılması, enerji maliyetlerinin yönetilebilir seviyelerde tutulması ve iklim değişikliğinin fiziksel etkilerine karşı dayanıklılığın artırılması gerekmektedir.

​

Genel olarak değerlendirildiğinde sektör, yüksek çevresel etkiye sahip olmakla birlikte sürdürülebilirlik dönüşümünde önemli ilerleme kaydeden ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerinin gerçekleştirilmesinde kritik rol oynayan bir sektör olarak değerlendirilmektedir. 

Bize Ulaşın

Sürdürülebilirlik, inovasyon ve risk yönetimi süreçlerinizi daha güçlü hale getirmek için SusdeX ekibiyle iletişime geçin.

 

Sorularınızı yanıtlamak, ihtiyaçlarınıza uygun çözümler sunmak ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğunuzda size destek olmak için buradayız.

+90 (262) 678 88 00

Gebze OSB Teknopark Kemal Nehrozoğlu Cad. 507/8/Z01 Kocaeli / Türkiye

bottom of page