1. Sektörün Kapsamı ve Ekonomik Önemi
Sektör, NACE Rev. 2 kapsamında “G – Toptan ve Perakende Ticaret; Motorlu Kara Taşıtları ve Motosikletlerin Onarımı” başlığı altında sınıflandırılmaktadır. Bu kapsamda üç ana faaliyet alanı bulunmaktadır: G45 Motorlu Kara Taşıtları ve Motosikletlerin Ticareti ve Onarımı, G46 Motorlu Kara Taşıtları Hariç Toptan Ticaret ve G47 Motorlu Kara Taşıtları Hariç Perakende Ticaret. Eurostat, dağıtım ticaretini; malların fiziksel dönüşüme tabi tutulmaksızın satılması ve buna bağlı olarak gerçekleştirilen sınıflandırma, paketleme, yeniden paketleme, depolama ve dağıtım gibi faaliyetleri kapsayan bir ekonomik faaliyet alanı olarak tanımlamaktadır.
Bu sektör, Avrupa iş ekonomisinin en büyük sektörlerinden biridir. Eurostat verilerine göre 2022 yılında Avrupa Birliği’nde dağıtım ticareti alanında faaliyet gösteren yaklaşık 5,8 milyon işletme bulunmakta olup bu sayı tüm iş ekonomisi işletmelerinin %18,2’sine karşılık gelmektedir. Perakende ticaret istihdam açısından en büyük paya sahip alt sektör olurken, toptan ticaret yaratılan katma değer açısından öne çıkmaktadır. 2023 yılında dağıtım ticareti faaliyetlerinde 29,8 milyondan fazla kişi istihdam edilmiş ve yaklaşık 1,576 trilyon Avro katma değer yaratılmıştır. Bu büyüklük sektörü, imalat sanayinden sonra Avrupa iş ekonomisinde istihdam açısından ikinci en büyük sektör konumuna getirmektedir.
2. Sektörün Sürdürülebilirlik Profili
Toptan ve perakende ticaret sektörünün sürdürülebilirlik profili ağır sanayi sektörlerinden farklılık göstermektedir. Sektörün doğrudan emisyonları genellikle imalat, madencilik veya enerji sektörlerine göre daha düşük seviyededir. Buna karşılık sistem üzerindeki etkisi son derece yüksektir. Bunun temel nedeni sektörün üreticiler ile tüketiciler arasında yer alması ve ürün seçimi, ambalajlama yöntemleri, lojistik süreçleri, tüketici davranışları, tamir edilebilirlik, gıda israfı, ürün iadeleri, atık yönetimi, özel markalı ürün standartları ve tedarikçi gereklilikleri üzerinde belirleyici rol oynamasıdır.
Bu nedenle sektörün sürdürülebilirlik etkileri ağırlıklı olarak mağaza ve depo enerji tüketimi, soğutma sistemleri, lojistik ve son kilometre dağıtım faaliyetleri, ambalaj kullanımı, gıda kayıpları, ürün iadeleri, atık yönetimi, tedarik zinciri durum tespiti uygulamaları, çalışma koşulları ve tüketiciye yönelik şeffaflık konularında yoğunlaşmaktadır.
Enerji kullanımı açısından değerlendirildiğinde sektör, Avrupa hizmet ekonomisinin önemli bir bileşenidir. Eurostat verilerine göre 2023 yılında Avrupa Birliği hizmet sektörü toplam 4.937 PJ nihai enerji tüketmiş olup bu miktar Avrupa Birliği toplam nihai enerji tüketiminin %13,5’ine karşılık gelmektedir. Toptan ve perakende ticaret faaliyetleri hizmet sektörü içerisinde en yüksek enerji tüketimine sahip alanlar arasında yer almaktadır. Hizmet sektöründeki nihai enerji tüketiminin %51,2’si elektrikten, %26’sı ise doğal gazdan oluşmaktadır.
3. Çevresel Sürdürülebilirlik Konuları
Sektör açısından en önemli çevresel konu Kapsam 3 emisyonlarıdır. Çünkü ürünlerin yaşam döngüsüne ilişkin çevresel etkilerin büyük bölümü perakendecilerin veya toptancıların kendi operasyonlarından değil, satılan ürünlerin üretim süreçlerinden kaynaklanmaktadır. Gıda perakendecileri için emisyonlar tarım faaliyetleri, gıda işleme, soğuk zincir ve gıda israfıyla bağlantılıdır. Moda ve tüketim ürünleri perakendecileri için emisyonlar hammadde kullanımı, üretim süreçleri, taşımacılık, kullanım aşaması ve ürünlerin kullanım ömrü sonrasındaki bertaraf süreçlerinden kaynaklanmaktadır. Motorlu araç ticareti ve onarımı alanında faaliyet gösteren işletmeler açısından ise elektrikli araç dönüşümü, batarya yaşam döngüsü yönetimi, yedek parçalar, tamir edilebilirlik ve bileşenlerin döngüsel kullanımı temel sürdürülebilirlik konuları arasında yer almaktadır.
Sektörün karşı karşıya olduğu ikinci önemli çevresel konu ambalaj atıklarıdır. Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği’nde 2023 yılında yaklaşık 79,7 milyon ton ambalaj atığı oluşmuş olup bu miktar kişi başına 177,8 kilogramambalaj atığına karşılık gelmektedir. Ambalaj atıklarının %40,4’ünü kağıt ve karton, %19,8’ini plastik, %18,8’ini camve %15,8’ini ahşap oluşturmaktadır. Avrupa Birliği genelinde ambalaj geri dönüşüm oranı %67,5 seviyesine ulaşmış olmakla birlikte plastik ambalajların geri dönüşüm performansı halen önemli bir gelişim alanı olarak görülmektedir.
Gıda israfı da özellikle gıda perakendeciliği ve dağıtım faaliyetleri açısından kritik bir çevresel sorun oluşturmaktadır. Eurostat tahminlerine göre 2023 yılında Avrupa Birliği’nde kişi başına yaklaşık 130 kilogram gıda atığı oluşmuş ve toplam gıda atığı miktarı 58 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Perakende ve gıda dağıtımı faaliyetleri kişi başına yaklaşık 10 kilogram gıda atığından sorumlu olup toplam gıda atığının yaklaşık %8’ini oluşturmaktadır. Avrupa Komisyonu tarafından 2025 yılında duyurulan geçici anlaşma kapsamında, 2030 yılına kadar gıda işleme ve üretim faaliyetlerinde %10, perakende, restoran, yemek hizmetleri ve hanehalkı düzeyinde ise kişi başına %30 gıda atığı azaltımı hedeflenmektedir.
Enerji verimliliği de sektörün çevresel performansında belirleyici bir rol oynamaktadır. Mağazalar, alışveriş merkezleri, depolar ve servis atölyeleri; aydınlatma, iklimlendirme, soğutma sistemleri, dijital altyapılar, güvenlik sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları ve lojistik faaliyetler nedeniyle yüksek miktarda enerji tüketmektedir. Avrupa Çevre Ajansı verilerine göre binalar 2023 yılında Avrupa Birliği enerji kaynaklı sera gazı emisyonlarının %33’ünden sorumlu olmuştur. Bu durum, geniş mağaza ve depo portföyüne sahip büyük perakendeciler ve toptancılar için bina verimliliğini stratejik bir sürdürülebilirlik konusu haline getirmektedir.
4. Döngüsel Ekonomi ve Onarım
Motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin onarımı sektörün temel faaliyet alanlarından biri olmakla birlikte, Avrupa Birliği’nin döngüsel ekonomi yaklaşımı tamir ve yeniden kullanım kavramlarını çok daha geniş bir ürün yelpazesine yaymaktadır. Tüketici elektroniği, beyaz eşya, tekstil ürünleri, mobilyalar ve diğer dayanıklı tüketim ürünleri için de onarım hizmetleri sürdürülebilirlik politikalarının merkezine yerleşmektedir.
Avrupa Birliği’nin ürünlerin onarımını teşvik eden yeni düzenlemesi 13 Haziran 2024 tarihinde kabul edilmiş, 30 Temmuz 2024 tarihinde yürürlüğe girmiş ve üye ülkeler tarafından 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uygulanması öngörülmüştür. Düzenleme, garanti süresi içinde ve sonrasında ürünlerin tamir edilmesini teşvik ederek sürdürülebilir tüketimi güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Bu gelişme sektör için önemli fırsatlar yaratmaktadır. Perakendeciler yalnızca ürün satışı yapan işletmeler olmaktan çıkarak bakım, onarım, yenileme, ikinci el satış, yedek parça hizmetleri, ürün geri alma programları, uzatılmış garanti uygulamaları ve ürün-hizmet sistemleri geliştirebilmektedir. Motorlu araç ve motosiklet servisleri açısından ise atık yağ yönetimi, lastik geri kazanımı, batarya yönetimi, yedek parça yeniden kullanımı, tehlikeli sıvıların bertarafı ve elektrikli araçlara yönelik teknik yetkinlikler sürdürülebilirlik performansının temel belirleyicileri haline gelmektedir.
5. Sosyal Sürdürülebilirlik Konuları
Sektör yüksek düzeyde emek yoğun bir yapıya sahiptir ve çok sayıda KOBİ, mikro işletme ve yarı zamanlı çalışanı bünyesinde barındırmaktadır. Eurostat verilerine göre dağıtım ticareti içerisindeki en yüksek istihdam payı perakende ticaret alt sektöründe bulunmaktadır. Ayrıca büyük ölçekli işletmeler, perakende ticaret istihdamının üçte birinden fazlasını oluşturmaktadır.
Sektör; düzensiz çalışma saatleri, hafta sonu çalışmaları, geçici istihdam, platform ekonomisine dayalı teslimat hizmetleri, mevsimsel iş gücü ve yüksek çalışan devir oranları gibi sosyal sürdürülebilirlik riskleriyle karşı karşıyadır. Bu nedenle adil ücret politikaları, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, öngörülebilir çalışma süreleri, çalışan temsil mekanizmaları, eğitim ve beceri geliştirme programları, çeşitlilik ve kapsayıcılık politikaları ile müşteriyle doğrudan temas halinde bulunan çalışanların güvenliği sektör açısından öncelikli sosyal konular arasında yer almaktadır.
Dijitalleşme ve e-ticaretin yaygınlaşması da iş gücü yapısını dönüştürmektedir. Veri analitiği, depo otomasyonu, çok kanallı satış yönetimi, elektrikli araç servis teknolojileri, sürdürülebilir satın alma uygulamaları ve sürdürülebilirlik iletişimi alanlarında yeni yetkinliklere ihtiyaç duyulmaktadır.
Tüketici koruması da sosyal sürdürülebilirliğin önemli bir unsurudur. Sektör; çevresel beyanların doğruluğu, ürün güvenliği, şeffaf fiyatlandırma, temel ürünlere erişim, sorumlu pazarlama uygulamaları, müşteri verilerinin korunması ve tamir hizmetlerine erişim gibi konularda önemli sorumluluklar taşımaktadır. Özellikle sürdürülebilirlik etiketleri ve çevresel iddiaların artmasıyla birlikte yeşil aklama riskleri daha görünür hale gelmiştir.
6. Yönetişim ve Düzenleyici Çerçeve
Avrupa Birliği Perakende Ekosistemi Dönüşüm Yol Haritası, sektörün yeşil ve dijital dönüşümünü desteklemek amacıyla 2024 yılında nihai hale getirilmiştir. Kamu kurumları, işletmeler, sektör birlikleri, çalışan temsilcileri, akademik kuruluşlar ve tüketici örgütlerinin katkılarıyla hazırlanan bu yol haritası sektörün sürdürülebilirlik dönüşümünü desteklemek üzere yaklaşık 50 farklı eylem alanı tanımlamaktadır.
Büyük ölçekli işletmeler açısından sürdürülebilirlik yönetişimi giderek daha fazla Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD), Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS), Avrupa Birliği Taksonomisi, tedarik zinciri durum tespiti beklentileri, ambalaj düzenlemeleri, tamir hakkı düzenlemeleri, gıda atığı hedefleri ve sürdürülebilir ürün politikaları tarafından şekillendirilmektedir.
Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan dönüşüm yol haritası, sektörün sürdürülebilirlik dönüşümünün yalnızca bireysel işletmeler tarafından değil, tüm değer zinciri boyunca kurulacak iş birlikleriyle mümkün olacağını vurgulamaktadır.
7. Temel Sürdürülebilirlik Riskleri
Sektörün başlıca çevresel riskleri; satın alınan ürünlerden kaynaklanan yüksek dolaylı emisyonlar, enerji yoğun mağaza ve depo operasyonları, soğutucu gaz kaçakları, ambalaj atıkları, gıda kayıpları, lojistik emisyonları, satılamayan stoklar, e-ticaret iadeleri ve araç bakım faaliyetlerinden kaynaklanan atıklardır.
Başlıca sosyal riskler; düşük ücretler, güvencesiz çalışma biçimleri, iş sağlığı ve güvenliği olayları, algoritmik iş yönetimi uygulamaları, beceri eksiklikleri, tedarik zinciri kaynaklı iş gücü riskleri ve tüketicilerin yanlış yönlendirilmesidir.
Yönetişim riskleri ise yeşil aklama uygulamaları, yetersiz tedarikçi izlenebilirliği, ESG veri yönetimindeki eksiklikler, ambalaj ve atık düzenlemelerine uyumsuzluklar, ürün güvenliği kontrollerindeki zafiyetler ve franchise ya da tedarikçi ağlarının yetersiz denetimi olarak öne çıkmaktadır.
8. Temel Sürdürülebilirlik Fırsatları
Sektör için öne çıkan fırsatlar enerji verimli binalar, yenilenebilir elektrik kullanımı, doğal soğutucu sistemler, LED aydınlatma teknolojileri, atık ısı geri kazanımı, rota optimizasyonu, elektrikli dağıtım araçları, yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir ambalajlar, gıda bağışı sistemleri, dinamik fiyatlandırma uygulamaları, onarım ve yenileme hizmetleri, yedek parça erişilebilirliği, ikinci el satış modelleri, döngüsel araç parçaları kullanımı, tedarikçi sürdürülebilirlik standartları ve şeffaf ürün etiketleme uygulamalarıdır.
Perakendeciler ve toptancılar aynı zamanda tedarik zincirleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduklarından, ormansızlaşmadan arındırılmış ürünler, geri dönüştürülebilir ambalajlar, düşük karbonlu hammaddeler, hayvan refahı standartları, kimyasal güvenlik uygulamaları ve insan hakları kriterleri gibi alanlarda sürdürülebilirlik dönüşümünü hızlandırabilecek önemli aktörlerdir.
9. Sektör Değerlendirmesi İçin Önerilen KPI’lar
Sektörün sürdürülebilirlik performansının değerlendirilmesinde mağaza veya depo alanı başına Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları, ciro başına Kapsam 3 emisyonları, metrekare başına elektrik tüketimi, yenilenebilir enerji kullanım oranı, soğutucu gaz kaçak oranı, satış veya ciro başına ambalaj yoğunluğu, geri dönüştürülebilir veya yeniden kullanılabilir ambalaj oranı, satılan gıda miktarı başına gıda atığı, bağışlanan veya değerlendirilen satılamayan gıda oranı, teslimat veya ton-kilometre başına lojistik emisyonları, düşük emisyonlu araç kullanım oranı, e-ticaret iade oranı, onarım oranı, yenilenmiş veya ikinci el ürün satış oranı, araç servislerinde tehlikeli atık geri kazanım oranı, çalışan devir oranı, iş kazası sıklık oranı, çalışan başına eğitim saatleri, cinsiyete dayalı ücret farkı, ESG denetiminden geçen tedarikçi oranı ve sürdürülebilirlik standartları kapsamında değerlendirilen özel markalı ürün tedarikçilerinin oranı gibi göstergeler dikkate alınmalıdır.
10. Genel Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi
Toptan ve Perakende Ticaret; Motorlu Kara Taşıtları ve Motosikletlerin Onarımı sektörü, sürdürülebilirlik açısından yüksek etki gücüne sahip stratejik sektörlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Doğrudan emisyonları ağır sanayi sektörlerine kıyasla daha düşük seviyelerde olmasına rağmen tüketim alışkanlıkları, lojistik sistemleri, ambalaj kullanımı, tamir faaliyetleri, atık oluşumu ve tedarikçi davranışları üzerindeki etkisi son derece büyüktür.
Avrupa’da sektörün sürdürülebilirlik olgunluğu enerji verimliliği, ambalaj azaltımı, gıda israfının önlenmesi ve tamir edilebilirlik alanlarında giderek gelişmektedir. Bununla birlikte Kapsam 3 emisyonlarının ölçülmesi, tedarik zinciri izlenebilirliği, plastik ambalajların döngüselliği, e-ticaret kaynaklı iadeler, küresel tedarik zincirlerindeki sosyal riskler ve tüketicilere yönelik sürdürülebilirlik iletişiminin güvenilirliği gibi alanlarda önemli gelişim ihtiyaçları devam etmektedir.
Sektörün uzun vadeli stratejik yönelimi doğrusal “satın al-kullan-at” modelinden uzaklaşarak düşük karbonlu, döngüsel, şeffaf ve hizmet odaklı bir ticaret modeline geçiş olmalıdır. Gelecekte sürdürülebilirlik açısından lider konuma gelecek işletmeler, operasyonlarını karbonsuzlaştırmanın yanı sıra döngüsel iş modellerini benimseyen, güçlü tedarikçi yönetişimi kuran, adil çalışma koşulları sağlayan ve tüketici davranışları üzerinde ölçülebilir sürdürülebilirlik etkisi yaratabilen kuruluşlar olacaktır.
Bize Ulaşın
Sürdürülebilirlik, inovasyon ve risk yönetimi süreçlerinizi daha güçlü hale getirmek için SusdeX ekibiyle iletişime geçin.
Sorularınızı yanıtlamak, ihtiyaçlarınıza uygun çözümler sunmak ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğunuzda size destek olmak için buradayız.
+90 (262) 678 88 00
Gebze OSB Teknopark Kemal Nehrozoğlu Cad. 507/8/Z01 Kocaeli / Türkiye







